Avukatlık Kanunu Madde 35/A - Avukat Uzlaşması

Güncelleme tarihi: 10 Eki 2019

Uzlaşma sağlama

Avukatlık Kanunu Madde 35/A – (Ek : 2/5/2001 - 4667/23 md.)

Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda, tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilirler. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına alınır. Bu tutanaklar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesi anlamında ilâm niteliğindedir.


Avukatlık Kanunun altıncı kısmında ''Avukatın hak ve ödevleri'' düzenlenmiştir. Kanunun altıncı kısmında öncelikle genel olarak avukatın hak ve ödevleri düzenlenmiş. Akabinde ''yalnız avukatların yapabileceği işler'' , ''uzlaşma sağlama'' , ''sır saklama'' , ''işin reddedildiğinin bildirilmesi'' , ''işin reddi zorunluluğu'', ''avukatın dosya saklaması ve hapis hakkı'' , ''tazminat isteklerinde zamanaşımı'' , ''avukatın vekaletten çekilmesi'' , ''büro edinme zorunluluğu'' , ''dosya tutmak'' , '' çekişmeli hakları edinme yasağı'' gibi hak ve ödevler düzenlemiştir. Yazımızın inceleme konusu Avukatlık Kanunu 35/A maddesinde düzenleme bulunan avukatın ''Uzlaşma Sağlama'' yetkisidir.


Tanım ve Kavram


Yasanın yürülüğe girmesi ile birlikte uygulamacı avukat ve araştırmacılar tarafından yasa maddesi üzerinde çokça inceleme ve araştırma yapılmıştır. Özellikle faydaları ve diğer alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına göre daha etkin olan ve etkili sonuç doğurabilen bu yolun yeterince işletilmediği eleştirleri sıkça gelmiştir. Kuşkusuz bu yolun etkin, etkili ve sistematik olarak işletilmemesinin birden çok sebebi vardır. Ancak kanaatimizce temel sebeplerden bir tanesi de kavram ve tanımlamasının yeterince açık, pratik, kolay ve ihtiyaca cevap verecek şekilde yapılmamış olmamasıdır.


Çoğu araştırma ve incelemeci bu yola ''Avukatlık Kanunu 35/A - Avukatın Uzlaşma Sağlama Yetkisi'' demektedir.Kavram ve tanım üzerinde yoğunlaşılacak olursa daha etkili ve kolay tanımlanabilir bir tanım üretilebileceği kanaatindeyim.


Avukatlık Kanunu 35/A maddesi avukatın hak ve ödevleri başlığı altından düzenlenmiştir. Dolayısı ile yasa maddesinde avukatın bir hak veya yükümlülüğünden bahsetmek istenmektedir. Avukata alternatif bir yolla uyuşmazlık çözebilme yetkisi verildiğine göre burada bir ''hakkın- yetkinin'' varlığından bahsetmek yerinde olacaktır. Yasanın madde başlığı ise ''uzlaşma sağlama'' dır. Dolayısı ile kanunun lafzi yorumundan anlaşılacak olan ''avukatın uzlaşma sağlama hakkı ve yetkisi'' dir. 1136 sayılı yasada ''Yalnız avukatın yapabileceği işler'' açıkça belirtilmiş olup, 35/A kapsamındaki bir uzlaşmada yalnızca avukatların katılımı ile ilam niteliğinde bir belge olacaktır.


Yasal düzenlemenin lafzi ve ruhi yorumu, bu yolun etkin kullanımının önündeki bazı engellerin kaldırılması, tanım ve kavram karmasına engel olunmak için Avukatlık Kanunu 35/A'da düzenlenen avukatın uzlaşma sağlama yetkisinin ''Avukat Uzlaşması'' adı ile anılmasının yerinde ve isabetli bir yorum olacaktır. Düzenleme ve uygulamada bulunan avukat ve uzlaşma kavramlarını beraber içeren bu tanım kurumu doğru ifade edecektir.


Avukatlık Kanunu 35/A'nın Amacı ve Kapsamı


1136 Sayılı Avukatlık Kanunu 35/A Maddesi, taraflar arasında ortaya çıkan uyuşmazlığı uzlaşma yöntemi ile kısa sürede ve en az masrafla çözmek için uygulanacak usul ve esasları belirlemek üzere düzenlenmiştir.


35/A Uzlaşmasının Temek İlkesi


Avukatlık Kanunu 35/A Uzlaşmasının temel ilkesi taraf avukatlarının uyuşmazlığın esası ve usulüne ilişkin her konuda anlaşmalarıdır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilecekleri uyuşmazlık konularında yanında veya yönetiminde avukatlarının olduğu bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir.


35/A Uzlaşmasının Arabuluculuktan Farkı


1-) 35/A Uzlaştırması avukatlar/vekiller olmadan yapılamaz. 35/A Uzlaşmasında taraf avukatları asli unsurlardır. Arabuluculukta ise tarafların avukat ile veya vekil ile temsil zorunluluğu yoktur, taraf asiller tek başına arabuluculuk görüşmelerine katılabilir ve süreci sonuna kadar takip edebilir.


2-) Arabuluculuk süreci sonunda elde edilen anlaşma belgesi ''ilam niteliğinde'' belgedir. Avukatlık Kanunu 35/A Uzlaşmasında elde edilen anlaşma belgesi ise ''ilam hükmünde'' belgedir.


Arabuluculuk süreci sonunda elde edilen belgenin cebr-i icraya konu edilmesi için mahkemesinden ''icra edilebilirlik şerhi'' alınması gerekirken, 35/A uzlaşmasında elde edilen belgenin kendisi İcra ve İflas Kanunu'n 38.maddesinde düzenlenen ilam niteliğindedir, doğrudan ilamlı icraya konu edilebilir.


3-) Önemle belirtmek gerekir ki, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıkların Arabulculuk Kanununa 12.10.2017 tarihinde eklenen 4.fıkrada ''...Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.'' düzenlemesi getirilmiştir. Buna göre avukatların asiller ile birlikte katıldığı ve süreç sonunda anlaşma ile biten anlaşma belgesi icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde olacaktır.


Özetle tarafların, Avukatlık Kanunu 35/A maddesi kapsamında avukat uzlaşması yolunda ve/ya arabuluculuk sürecinde avukat ile temsil edilmelerinde ve anlaşma tutanaklarının avukatların katılımı ile hazırlanmasında fevkalade yararları olacaktır. Özellikle ''icra edilebilirlik şerhinin'' istinaf ve kanun yolu inclemesinden geçmesi gereği düşünüldüğünde Avukat Uzlaşması veya avukat ile temsil önem kazanmaktadır.


35/A Uzlaşmasının Faydaları;


1-) Müvekkilinin dosyasını ve uyuşmazlık konusunu en iyi bilen avukattır. Bu nedenle sürece, uyuşmazlığa ve müzakere tekniklerine tamamen hakim uzman bir hukukçu yönetiminde süreç yönetilir.


2-) Her iki tarafın avukatının katılımı zorunludur. Bu nedenle diğer alternatif uyuşmazlık çözüm yollarında bulunan ''güç dengesizliği'' gibi durumlar söz konusu değildir.


3-) 35/A Uzlaşması gizli yada aleni yapabilir. Bu tamamen tarafların ve avukatlarının birlikte karar verebilecekleri bir husustur. Çoğu durumda müzakerelerin gizli yapılmasının taraflara ve tarafların gelecekteki ilişkilerine katkısı büyüktür.


4-) Zaman, mekan ve masraflarda tasarruf sağlar. Tarafların gönüllü olması halinde 35/A uzlaşması ile bazen uyuşmazlık konusu saatler içerisinde çözülebilir.


5-) Yargılama gideri ve vekalet ücreti gibi hususları güvenceye alır. Tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri ile karşı karşıya gelmemesini temin eder. Bu yönü ile kalıcı taraf barışı temin eder.


6-) Uyuşmazlık konusunun çeşitli olması halinde tüm uyuşmazlık konularını kapsayabilir. Bu hali ile uyuşmazlığın diğer boyutlarını da çözmesi nedeni ile de kalıcı taraf barışına hizmet eder.


7-) Müzakere ve sürecin tamamına taraflar ve avukatlar hakimdir. Arzu edilmeyen bir anlaşmanın gerçekleşmesi olasılığı yoktur.


Uzlaştırma Müzakerelerinde bulunabilecek olanlar;


1-) Tarafların avukat ile temsil edilmeleri zorunludur.

2-) Tüm görüşme ve toplantılarda taraf avukatları hazır bulunmalıdır.

3-) Taraflar görüşme ve toplantıların tamamına veya diledikleri kısmına katılabilirler.

4-) Uzlaşma tutanağının hazırlandığı ve imzalandığı oturumda taraflarında bulunması zorunludur. Uzlaşma tutanağında tarafların imzalarının bulunması zorunludur.

5-) Avukatların karşılıklı rıza göstermeleri durumunda tutanak tanzimi için katip, teknik personel yada uzman görüşü alınmak üzere uzmanlar da görüşme ve toplantılara katılabilirler.

6-) Avukatlar birlikte talep eder ve rıza gösterirlerse görüşmelerde baro tarafından tayin edilen veya tarafların üzerinde uzlaştığı bir kolaylaştırıcı avukat görüşmelere katılabilir.


Uzlaşma tutanağında neler yer alır:

Uzlaşma tutanağında;

1-) Tutanağın 1136 Sayılı A.K.'nun 35/A Maddesi gereğince düzenlendiği ibaresi,

2-) Tarafları ayırt edecek taraf bilgileri (isim, soyisim, T.C. Kimlik numaraları, adresleri v.s.)

3-) Taraf avukatlarının ad-soyad, Baro ve sicil numaraları,

4-) Tutanağın düzenlendiği yer ve tarih,

5-)Tarafların iddia ve savunmaları ile uyuşmazlık ve uzlaşmanın kısa özeti,

6-)Uzlaşma sonucunda tarafların hak ve yükümlülükleri,

7-) Tarafların her biri hakkında verilen uzlaşma hükümleri ile taraflara yüklenen borç ve yükümlülükler (sıra numarası altında, açık ve hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, icra edilmeye uygun olacak şekilde),

8-) İİK 38.Maddesi uyarınca uzlaşma belgesinin ilam niteliğinde olduğu,

9-) Uzlaştırma ve/ya yargılama giderlerinin taraflarca nasıl karşılanacağı,

10-) Tarafların ve avukatlarının imzaları yer alır.


Uzlaşma görüşmelerinin ve tutanaklarının delil niteliği;


Uzlaşma sürecinde taraflar veya avukatları tarafından ileri sürülen beyan ile ikrar ve uzlaşma tutanakları uzlaşmanın sağlanamaması halinde geçerli değildir. Uzlaşma konusu uyuşmazlık ile ilgili dava açılması durumunda bu beyan, açıklama ve ikrarlara delil olarak dayanılamaz. Uzlaşma görüşmelerinde taraflarca ve avukatlar tarafından ileri sürülen hususlar avukatlar tarafından hiçbir şekilde açıklanamaz. Aksi halde avukatın disipliner ve mesleki sorumluluğu doğabilir.



Uzlaşma görüşmeleri hangi sürece kadar yapılır;


Kural olarak uzlaşma görüşmeleri duruşma başlayana kadar yapılır. Ancak uyuşmazlık konusuna ilişkin görülen davanın duruşmasının başlamasından sonra yapılacak ve HMK'da düzenlenmiş olan dava içi sulh görüşmeleri olarak devam edilebilir.


Yazının tamamı için tıklayınız...



1,075 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör