Belirsiz Alacak ve Tespit Davaları

En son güncellendiği tarih: 3 May 2020

BELİRSİZ ALACAK VE TESPİT DAVASI


Belirsiz alacak davası Hukuk muhakemeleri kanunu ile gelen yeni bir dava çeşididir. 1 ekim 2011 tarihinden itibaren uygulama alanı bulmuştur. Bu davanın ortaya çıkmasının sebebi; davacı, özellikle eda davalarında talebini açıkça belirtmesi gerekmekte, ve fakat haksız fiil, tazminat davaları gibi bazı durumlarda davacı alacağını tam olarak belirleyemediğinden veya belirlenmesi mümkün olmayacağından riskli durumlar ortaya çıkmaktadır.


Örnek vermek gerekirse alacağının tutarını tam olarak belirleyemeyen davacı bu zorunluluğu yerine getirmek için yaklaşık bir tutar yazmak durumunda kalacak ve yüksek yargılama giderine tabi tutulma riski ile karşılaşacaktır. Tam tersi şekilde düşünülürse, davacı yüksek yargılama giderlerine tabi olmamak adına talebini az ileri sürmesi halinde ve haklı bulunduğunda daha az alacağa sahip olacaktır.


Tüm bu bahsedilen riskleri ortadan kaldırmak amacıyla kanun koyucu HMK m. 107’yi “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir

(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.

(3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir.” Düzenlemiştir.


Belirsiz alacak davasının türünden bahsetmek de gerekmektedir. Davalının bir şeyi vermeye mahkum edilmesinden ötürü belirsiz alacak davası bir tür eda davasıdır.


BELİRSİZ ALACAK DAVASININ KOŞULLARI


1) TALEP SONUCUNUN MİKTARININ BELİRLENMESİNİN İMKANSIZ VEYA DAVACIDAN BEKLENEMEYECEK OLMASI


Davacı alacağın miktarını belirleyebilir durumda ise belirsiz alacak davası yoluna başvuramayacaktır. Davacı, alacağını belirleyebildiği asgari tutardan dava açacak ve yargılama giderlerini de bu tutar üzerinden ödeyecektir. Bu davacının geçici talebidir.

Talep sonucunun belirlenmesinin imkansız olduğu durumlar ise; haksız fiil veya manevi tazminat talebi isteminde söz konusu olabilir. Bu durumlarda davayı açan tarafın zararın sonuçlarını tam olarak bilmesi mümkün değildir. Dolaysıyla bu durumda da davacı başta geçici bir talep tutarı yazacak daha sonra talep tutarı iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan değiştirilebilecektir.

Talep tutarının belirlenmesinin davayı açandan beklenemeyecek olması durumu ise; mahkemenin tazminatla ilgili vereceği kararlar, davayı açan taraf tarafından belirlenemeyecek türdedir. Dolayısıyla yüksek yargılama gideri riski söz konusu olacaktır. Bu gibi durumlarda yine belirsiz alacak davası yoluna gidilmelidir.


2) DAVA DİLEKÇESİNDE GEÇİCİ TALEP TUTARININ BELİRTİLMESİ


Davacı alacağı tutarı tam olarak belirleyemediğinden an az tutarı belirtmelidir. Kesin tutarı belirleyecek durumda olduğunda ise talep tutarının kesin talep olarak mahkemeye bildirmelidir.


Talep tutarının koşul vakıalarının eksiksiz bildirilmesi gerekmektedir. Davacı ilk aşamada belirleyemediği tutarı daha sonra belirli hale getirebilir bu durum iddiayı genişletmeye girmediğinden bahsetmiştik. Eğer talep tutarının yanında yeni vakıalar ileri sürmeye kalkarsa artık iddianın değiştirilmesi yasağını ihlal etmiş olacaktır.


3) TALEP SONUCUNUN KESİN OLARAK BELİRLENMESİ


Belirsiz alacak davasında talep tutarının belirlenmesi için ön görülen 3 süre vardır.

Öncelikli olarak mahkeme davacının ilk talebine göre karar vermeli. Daha sonra davacıya süre verilerek bu süre içinde talebin belirlenmesi istenecektir.

İkincisi davacı alacağını ispat aşaması sonunda belirleyebilmesidir.

Son olarak Hakimin takdiri ile alacak miktarı belirlenen hallerde davacı en geç tahkikat aşamasının sonuna kadar talep tutarını belirlemeli ve talepte bulunmalıdır.

Davalı taraf bu talep tutarının haksız olduğunu savunarak itiraz edebilir. Ama önceden ileri sürmediği delilleri davaya konu edemez.


BELİRSİZ ALACAK DAVASINDA GÖREVLİ MAHKEME


Malvarlığıyla ilgili davalar miktarına bakılmadan asliye hukuk mahkemesinde görülmektedir. Buna örnek olarak maddi ve manevi tazminat taleplerini gösterebiliriz. Ve fakat açılacak olan belirsiz alacak davası eğer ticari bir dava ise asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Eğer belirsiz alacak Davası görevsiz bir Mahkemede açılırsa davalı her zaman bunu ileri sürebilecektir.


HARÇ VE GİDER AVANSI


Davacı belirsiz alacak davasını açarken dilekçede belirttiği geçici tutar üzerinden harç ve gider avansı yatıracaktır. Davacı tahkikat sırasında talep tutarını kesin belirledikten sonra eğer eksik yatırılan harç varsa bunu tamamlaması gerekecektir. Eksik harcın yatırılması takip eden celseye kadar tamamlanmalıdır. Aksi halde hakim dosyayı işlemden kaldıracaktır. 1 aylık süre içinde eksik harç yatırılmazsa dava açılmamış sayılacaktır.


BELİRSİZ ALACAK DAVASINDA DAVAYA SON VEREN TARAF İŞLEMLERİ


Birtakım taraf işlemleriyle dava sona erebilir. Taraflar sulh olabilir, Davacı davadan feragat edebilir, davalı davayı kabul edebilir. Bu gibi durumlarda dava son bulur.

Sulh olmak; HMK’ da ilk kez düzenlenmiştir. Sulh olmak şarta bağlanabilir.

Feragat ise, davacı dava sonuçlanıncaya kadar feragat edebilir. Davacı alacağının belli bir kısmından feragat edebilir. Kalan kısmı için dava devam edecektir. Feragat şarta bağlı olarak yapılamaz.

Kabul; feragat gibi şarta bağlanamayacaktır. Şarta bağlı olarak belirsiz alacak davasının kabul edilmesi sulh olmak şeklinde düşünülmelidir. Talep tutarı davacı tarafından kesin olarak belirlenmeden davalı kabul ederse o halde dilekçede yazılı tutarı kabul etmiş sayılacağını belirtmek gerekir.


BELİRSİZ ALACAK DAVASINDA GİDİLECEK KANUN YOLLARI


Davacı talep tutarını belirlemediyse mahkeme geçici talep tutarıyla davayı sonuçlandıracağından bu hükme karşı başvurulacak kanun yolu da geçici talep tutarına göre belirlenecektir.

Davacı talep tutarının belirli hale getirdikten sonra bu dava artık bir eda davası haline gelmektedir. Mahkeme davacının kesin talebinin çok altında bir karar verirse, davacı kanun yollarına başvurarak kararın bozulmasını isteyebilir. Unutmamak gerekir ki Verilen hüküm artık kesin hükümdür.

BELİRSİZ ALACAK DAVASI YERİNE AÇILACAK DAVALAR


Davacı talep sonucunu belirleyemez veya belirlemesi imkansız, kendisinden beklenemez olduğu durumlarda belirsiz alacak davası açmak yerine başka davalar açabilecektir. Bunlar eda davası, kısmi dava ve tespit davasıdır.

Eda davası; talep tutarının belirleyemeyen davacı eda davası açabilecektir. Talep tutarını kesin bir şekilde belirleyemese de kendisine göre bir talep tutarı belirleyerek bu davayı şüphesiz ki açabilecektir, ve fakat yüksek yargılama giderlerine mahkum edilme riski ile karşılaşacağını belirtmek gerekir.

Kısmı dava açılması; talep tutarını kesin olarak belirleyemeyen davacı belirli olan kısım için kısmı dava açabilme hakkına sahiptir. Geri kalan belirlenemeyen talep tutarı, belirlenebilir hale gelirse davacı belirlenebilir kısım için ayrı bir eda davası açabilecek veya aynı dava da talep tutarını arttırabilecektir.

Tespit davası açılması; belirsiz alacak davasında talep tutarının belirsiz olması durumunda iki şekilde tespit davası açılabilecektir. İlki tüm alacağın tespiti için açılacak tespit davası ikincisi, kısmi davanın yanında alacağın belirlenemeyen kısmının tespitinin talep edilmesidir.


1) Sadece tespit davası açılması


Davacı talep tutarını belirleyemezse, belirsiz alacak davası açması yerine alacağının hepsinin tespiti için tespit davası açabilir. Fakat davacı belirsiz alacak davası açarak çok daha kısa bir yol takip edecektir; dava esnasında kalan kısmını belirleyebilir ve bunu ilamlı icra takibine koyarak tek davada hüküm verir ve ilamlı icra takibi yapabilir. olumlu tespit davası alternatif bir davadır fakat aşağıda bahsedeceğimiz durumlardan dolayı usul ekonomisine uygun olmayan bir yoldur.

Belirsiz alacak davası yerine olumlu tespit davası yoluna giderek davacı, elde ettiği hükümle ilamsız icra takibi başlatabilir ve borçlunun buna itiraz etmesi, itirazın kaldırılması veya iptalini talep ederse borçluyu icra inkar tazminatına hükmedebilir. Ancak yine de tek dava ile hüküm verilerek ilamlı icra yoluna gidilecekken, tespit hükmüne dayanarak ilamsız icra takibi yapılması ve itiraz üzerine yeniden bir dava açılması mantıklı olan yol değildir.


2) Kısmi dava ile birlikte tespit davası


Davacı talep tutarının tamamını belirleyemediği durumlarda belirlenen kısmı için kısmı dava açacak kalan belirsiz kısım için ise tespit davası açabilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus ise bu davayı açan biri sonradan davanın belirsiz alacak davasına dönüşmesini isteyemeyecektir.


BELİRSİZ ALACAK DAVASININ MADDİ HUKUKTA DÜZENLENDİĞİ HALLER


Manevi tazminat, maddi tazminat, haksız rekabet tazminatı konularında belirsiz alacak davası açma yoluna gidilmesi tercih edilebilecektir.


1) Manevi tazminat

Manevi tazminat talebi için hukukumuzda kısmi dava açılması kabul edilmemektedir. Manevi tazminat talebi için davacının talep tutarını belirlemesi zor olduğundan gidilmesi gereken yegane yol belirsiz alacak davası olmalıdır.


2) Maddi tazminat

Bazı durumlarda maddi tazminatın belirlenmesi imkansız olabilir. Dolayısıyla tazminat talebi için belirsiz alacak davası açılması ödenecek yüksek harç riskinin ortadan kalkması için önemlidir.


3) Haksız rekabette tazminat

Haksız rekabetten dolayı zarar gören kişinin zararını belirlemesi herzaman kolay olmayabilir. Dolayısıyla belirsiz alacak davası açabilecektir. Talep tutarının belirleyemeyen davacı belirsiz alacak davası açabilecek be talep tutarını tahkikat aşamasında kesinleştirmesi gerekecektir.


485 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Islah ve Maddi Hataların Düzeltilmesi

Islahın kapsamı ve sayısı HMK Madde 176 ; (1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. (2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir