top of page

İCRA VE İFLAS KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUNDAKİ DEĞİŞİKLİKLER

Avukat Muharrem Can


30.11.2021 tarih, 31675 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7343 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ile bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile


2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunumuz da aşağıdaki değişiklikler olmuştur:


Madde 1: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunumuzun 1.maddesinin 2.fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve bu fıkra ile icra dairelerinde yaşanacak yoğunluk sebebiyle, dairenin verimli çalışabilmesi için Adalet Bakanlığı tarafından "icra başmüdürü" görevlendirilebileceği düzenlenmiştir.


İş yoğunluğunun veya personel sayısının fazla olduğu icra dairelerinde dairenin düzenli, uyumlu ve verimli bir şekilde çalışmasını sağlamak amacıyla Adalet Bakanlığı tarafından icra müdür ve müdür yardımcıları arasından, icra müdürünün yetkilerini haiz bir icra başmüdürü görevlendirilebilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, yönetmelikle düzenlenir.


Ayrıca 4.fıkrasında yer alan "Bakanlığının" ibaresi "Bakanlığı veya Bakanlığın" şeklinde değiştirilerek Adalet Bakanlığının görev dağılımına gittiği gözlemlenmiştir.


İcra katipliğine ilk defa atanacaklar, kamu görevlerine ilk defa atanacaklar için yapılacak merkezi sınavda başarılı olanlar arasından Adalet Bakanlığı veya Bakanlığın bu konuda yetki vereceği adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları tarafından yapılacak uygulama ve sözlü sınav sonucuna göre; unvan değişikliği suretiyle atanacaklar ise uygulama ve sözlü sınav sonucuna göre atanırlar.


Madde 2: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunumuzun 3.maddesinden sonra gelmek üzere 3/a maddesi eklenmiş, bu madde ile İcra Daireleri Başkanlığı kurulmasına ilişkin esaslar belirtilmiştir. Başkanlığın kurulması ile icra ve iflas dairelerinin gözetim ve denetimine ilişkin yetki, icra mahkemelerinden alınarak, icra daireleri başkanlığına verilmiştir.


İş yoğunluğunun veya icra dairesi sayısının fazla olduğu illerde Adalet Bakanlığı tarafından, yetki çevresi de belirlenmek suretiyle bir veya birden fazla icra daireleri başkanlığı kurulabilir.


Başkanlıkta bir başkan ile yeteri kadar başkan yardımcısı bulunur. Başkan birinci sınıf olmuş, başkan yardımcısı ise birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hâkim ve Cumhuriyet savcıları arasından muvafakatleri alınarak Bakanlıkça atanır. Ayrıca başkanlıkta, yeteri kadar icra başmüdürü, icra müdürü, icra müdür yardımcısı, icra kâtibi ve memur Adalet Bakanlığı tarafından görevlendirilir.


İcra daireleri başkanı ve başkan yardımcıları hakkında, bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun Adalet Bakanlığı merkez kuruluşunda çalışan hâkimlere ilişkin hükümleri uygulanır.


Başkanlık, icra dairelerinin gözetim ve denetimlerini yapar, idari işlerine bakar; mevzuatla verilen görevleri yerine getirir.


Bu madde hükmü iflas daireleri ile iflas dairelerinde çalışan görevliler hakkında da uygulanır.


Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.


Madde 3: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunumuzun 4.maddesinin birinci fıkrasına "icra daireleri başkanlığı kurulmayan yerlerde" ibaresi eklenerek icra ve iflas dairelerinin gözetim ve denetimine ilişkin yetki, icra daireleri başkanlığının bulunmadığı yerlerde icra mahkemelerince yapılmaya devam edeceği düzenlenmiştir.


Her icra mahkemesi hakimi, kendisine Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanlığınca dönüşümlü olarak bağlanan icra ve iflas dairelerinin muamelelerine yönelik şikayetleri ve itirazları inceler, icra daireleri başkanlığı kurulmayan yerlerde bu dairelerin gözetim ve denetimlerini yapar, idari işlerine bakar.


Madde 4: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunumuzun 13.maddesinin 1.fıkrasının 1.cümlesinde değişiklik yapılmış ve "esaslara göre" ibaresinden sonra gelmek üzere "icra daireleri başkanlığı kurulmayan yerlerde" ibaresi eklenerek, icra ve iflas dairelerinin gözetim ve denetimi icra dairesi başkanlığına verilmiştir. İcra dairesi başkanlığının bulunmadığı yerlerde icra mahkemesi yetkilidir.


İcra ve iflas daireleri, 4 üncü maddedeki esaslara göre icra daireleri başkanlığının, bu başkanlığın kurulmadığı yerlerde icra mahkemesi hakiminin daimi gözetimi ve denetimi altındadır. Bu daireler Cumhuriyet savcıları ve adalet müfettişleri vasıtası ile denetime tabi tutulur. Cumhuriyet savcıları bu daireleri yılda en az bir defa denetlerler.


Madde 5: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunumuzun 36.maddesinde düzenlenen "İcranın geri bırakılması için verilecek süre" başlıklı maddesinde icranın geri bırakılması kararını verecek mercii noktasında değişiklikler yapılmış ve Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtayın bu konudaki görevine son verilerek bu konuda takibin yapıldığı yer icra mahkemesi görevlendirilmiştir. Bu değişikliğe paralel olarak da maddenin 3.fıkrası da değiştirilmiştir. Yani bundan sonra icranın geri bırakılmasın ilişkin kararlar, takibin yapıldığı yer icra mahkemesince verilecek icra mahkemesince ilgili icra dairesine ve hükmü veren mahkemeye bildirilecektir.


Ayrıca bu madde ile Yargıtay tarafından hükmün bozulması halinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın hangi mahkemece iadesine karar verileceği hususuna da netlik kazandırılarak "bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece" ibaresi eklenmiştir.


Diğer yandan bu madde ile yerel mahkeme kararları kesinleşmeden, icranın geri bırakılması kararlarının etkisinin devam edeceği hüküm altına alınmış, yerel mahkeme kararı Bölge Adliye Mahkemesi incelemesi yahut Yargıtay incelemesi neticesinde kesinleştiği takdirde, alacaklının istemi üzerine teminata konu paranın alacaklıya ödeneceği netleştirilmiştir.


Madde 6: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunumuzun 87.maddesinde değişiklik yapılarak icra memurunun haczedilen hangi mallar üzerinde kıymet takdiri etme yetkisi bulunduğu belirtilmiştir. Böylece sicile kayıtlı mallar üzerinde icra memurunun kıymet takdir etme yetkisi kaldırılarak, bu yetki bilirkişilere verilmiştir.


Madde 7: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunumuzun 88.maddesinde değişiklik yapılarak haczedilen ancak muhafaza altına alınmayan malların satışı talep edildiğinde muhafaza altına alınacağı yahut ihale alıcısına teslime hazır hale getirileceği düzenlenmiştir. Değişiklikten önceki hüküm, mallar satış mahalline getirilmediği takdirde muhafaza altına alınabilir veya yediemin değişikliği yapılabilir şeklinde idi.


Madde 8: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunumuzun 97/a maddesinde değişiklik yapılarak, istihkaklı olarak haczedilen menkuller, borçlu ile üçüncü kişi tarafından birlikte ellerinde bulunduruluyor ise, üçüncü kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde muhafaza altına alınamayacağı düzenlenmiştir. Ancak buna bir istisna İİK.m.97/1 gereği icra mahkemesince takibin devamına karar verilirse, bu menkuller muhafaza altına alınabilecektir.


Madde 9: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunumuzun 106. maddesinde değişiklik yapılarak, satış talep etme süreleri ve satış talebiyle beraber satış avansının yatırılmasına ilişkin ciddi değişiklikler yapılmıştır.


a.Öncelikle, hacizli menkul ve gayrimenkullerin satışının istenmesi 1 yıllık süreye tabi tutulmuştur. 6 aylık ve 1 yıllık satış isteme süreleri birleştirilmiştir.

b.Satış isteme süreleri içerisinde, satışı istenen ve ihaleye çıkarılan mal, ihale neticesinde satışı gerçekleşmez ise, satış isteme süresi 1 yıl daha uzayacaktır.

c.Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamı peşin olarak yatırılmak zorundadır.

d.Sicile kayıtlı motorlu araçların satışı istendiği takdirde kıymet takdir ve satış masraflarının yanında muhafaza giderinin de tamamının peşin olarak yatırılması gerekmektedir.

e.Satış giderleri, kıymet takdiri giderleri ve sicile kayıtlı motorlu araçlar için muhafaza giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılmaması halinde satış talebi yapılmamış sayılacaktır. Bu da haczin düşmesi anlamına gelmektedir.

f.Eğer yatırılan bu satış giderleri, satış işlemleri sırasında yetersiz kalır ise icra müdürü satış isteyene 15 gün süre vererek eksikliğin tamamlanmasını ister. Eksik miktar tamamlanmaz ise yine satış talebi yapılmamış sayılacak ve haciz düşecektir.

g.Satış masrafları ile ilgili Adalet Bakanlığınca bir tarife oluşturulacak ve satış masrafları bu tarifeye göre yatırılacaktır.


Madde 10: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunumuzun 110. maddesinde "haczin kalkması" başlığı altındaki düzenlemede değişiklik yapılarak, "icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli gider 15 gün içinde depo edilmezse veya" ibaresi kaldırılmıştır. Böylelikle haczin kalkması ancak iki halde gündeme gelebilecektir:

a.Kanuni müddet içinde satışın talep edilmemesi,

b.Satış talebi geri alınıp da kanuni müddet içinde satış talebinin yenilenmemesi.


Madde 11: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunumuzun 111. maddesinde "taksitle ödeme" başlığı altındaki düzenlemeye ek fıkra hükmü getirilerek, icra taahhütlerinin damga vergisinden muaf olduğu belirtilmiştir.


Madde 12: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunumuzun 111.maddesinden sonra gelmek üzere 111/a maddesi eklenmiş ve bu madde ile borçluya da satış yetkisi verilmiştir.


Madde metnine göre;


a.Borçlu, kıymet takdirinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde, icra dairesine başvurarak haczedilen malı rızaen satmak istediğini beyan ederek bu konuda kendisine yetki verilmesini isteyebilir. Kıymet takdiri yapılmadı ise, borçlu yaptırılmasını da isteyebilir. Kıymet takdirinin kesinleşmesinden sonra, icra müdürü cebri satış işlemlerini durdurur ve borçluya satışı yapması için 15 günlük süre verir.

b.Rızai satışta bedeli, malın muhammen bedelinin %90nı ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak bu aşamaya kadar mahcuz için yapılan takip masraflarından az olamaz.

c.Borçluyla anlaşılan satış bedeli, borçluya verilen 15 günlük süre içerisinde yatırıldığı takdirde, bu maddede belirtilen diğer şartların da varlığı halinde satışın onaylanması, malın devir ve teslimi işlemlerinin yapılmasına karar verilmesi için, icra dairesi dosyayı icra mahkemesine derhal gönderir. Mahkeme 10 gün içinde incelemeyi yaparak talebi kesin olarak kabul veya reddedebilir. Kabul halinde, mahcuz üzerindeki tüm hacizler kaldırılarak malın mülkiyeti alıcıya devredilir. Ret kararı verilir ise alıcının yatırdığı bedel kendisine iade edilir.

d.Rızai satış işlemleri süresi boyunca, alacaklının satış isteme süresi işlemez. Bu süre icra müdürü tarafından borçluya verilecek süre ile başlar, icra mahkemesinin kararı ile sona erer.


Madde 13: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunumuzun 111.maddesinden sonra gelmek üzere 111/b maddesi eklenmiş ve bu madde ile elektronik ortamda açık arttırma suretiyle satışa ilişkin düzenlemelere yer verilmiş ve karma satış usulünden vazgeçilmiştir.


a.Haczolunan malın satışı UYAP üzerinden e-satış ortamında açık artırma yolu ile yapılacaktır.

b.Açık artırma için teklif verme süresi 7 gün olarak belirlenmiştir.

c.Açık artırma, ilanda belirtilen gün ve saat aralığında ve teklif verme yoluyla yapılır. Teklif verenlerin kişisel bilgileri, artırma süresi içinde bilişim sistemini işleten kamu görevlileri hariç hiç kimse tarafından görülemez ve bilişim sisteminde gösterilemez.

d.Teklifler arasındaki fark, satışa çıkarılan malın muhammen kıymetinin binde birinden ve her hâlde yüz Türk lirasından az olamaz.

e.Açık artırmada en yüksek teklifi veren, artırma süresi içinde kendisinden yüksek bir teklif verilmedikçe teklifini çekemez ve teminatını alamaz.

f.Açık artırma süresinin son on dakikası içinde yeni bir teklifin verilmesi hâlinde açık artırma bir defaya mahsus olmak üzere on dakika uzatılır.

g.Elektronik satışportalındasatış işlemlerinin güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesini engelleyen veya elektronik satış sistemi ile ihale alıcılarının hak ve menfaatlerine zarar veren internet siteleri hakkında,tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 8/A maddesi hükümleri uygulanır.

h.Elektronik satışportalınınişleyişini ya da güvenliğini tehlikeye sokan veya satışportalınaerişimi engelleyen ya da zorlaştıran nitelikte eylemlerde bulunan gerçek ve tüzel kişilerin, satışportalınaşi Adalet Bakanlığınca üç ay süreyle engellenir. Engelleme işlemi, derhâl uygulanmaya başlanır ve satışportalınınilgili kişilerin görebileceği bir bölümünde duyurulur. Bu işleme karşı, duyuru tarihinden itibaren on beş gün içindetarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uyarınca sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Hâkim, başvuruyu ivedi olarak karara bağlar. Başvurunun yapılmış olması ihalenin tamamlanmasını engellemez.

i.Teklif verme süresi içinde bilişim sisteminin bakımı veya iyileştirilmesi için gerekli olan işlemler yapılabilir. Bu işlemler, ihalenin geçerliliğini etkilemez.

j.Bu maddenin uygulanmasına ve mahcuzların elektronik ortamda açık artırma suretiyle satışına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.


Madde 14: 2004 sayılı Kanunun 114 üncü maddesi yeniden düzenlenmektedir. Teklifle, cebri satışların fiziki mahaller yerine sadece elektronik ortamda yapılması düzenlendiğinden haczedilen malın satışına ilişkin hazırlık işlemleri buna uygun olarak yeniden belirlenmektedir.Birinci fıkrada, satışın açık artırma ile yapılacağına ilişkin Kanunun mevcut hükmü aynen muhafaza edilmektedir.


İkinci fıkrayla, birinci ve ikinci artırmanın yapılacağı gün ve saat aralığının artırmaya başlangıç tarihinden en az onbeş gün önce ilân edileceği, elektronik satış portalında yapılacak İlanın, artırmanın bitimine kadar erişime açık tutulacağı ve ikinci artırmanın başlangıç tarihinin, birinci artırmanın bitimi tarihinden itibaren bir ayı geçmeyecek şekilde belirleneceği hükme bağlanmaktadır.Üçüncü fıkra, mevcut maddenin İkinci fıkrası olup, ilanın şekli ile gazetede yapılıp yapılmayacağına ilişkin usulü içeren mevcut hüküm Teklifte de aynen korunmaktadır.Dördüncü fıkra, mevcut maddenin üçüncü fıkrası olup değiştirilerek muhafaza edilmekte ve gazete ile yapılacak ilanlarda yer alması gereken hususlar belirlenmektedir. Değişiklikle, gazetede yapılacak ilanda birinci ve ikinci artırmanın yapılacağı gün ve saat aralığı ile artırmaya ilişkin bilgilerin yer aldığı elektronik satış portalına dair bilgiler de yer alacaktır.Beşinci fıkrayla, ilan edilen metinler arasında farklılık bulunması halinde elektronik satış portalında ilan edilen metnin esas alınacağı, ancak gazetede veya elektronik satış portalında ilanı yapılan metindeki hataların düzeltilerek sadece elektronik satış portalında ilan edileceği, bu düzeltme nedeniyle ihale tarihinin değiştirilmeyeceği ve bu düzeltme ilanının ilgililere ayrıca tebliğ edilmeyeceği hükme bağlanmaktadır.

Mevcut düzenlemeden biçimsel anlamda farklı olarak elektronik satış portalında yapılacak ilanda yer alması gereken hususlar altıncı fıkrada kapsamlı ve detaylı bir şekilde bentler halinde düzenlenmektedir.Yedinci fıkrayla; ihalenin kesinleşmesi üzerine taşınırın ihale alıcısına tesliminin veya sicile kayıtlı malın İhale alıcısına tescilinin damga vergisi ve katma değer vergisinin yatırılmasından sonra gerçekleştirileceği hükme bağlanmaktadır. İhale alıcısı ihalenin kesinleşmesi üzerine icra dairesine müracaatla katma değer vergisi beyannamesini düzenletecektir.


Madde 17: Maddeyle, 2004 sayılı Kanunun 115 inci maddesi değiştirilmektedir. Teklifle, cebri icra satışlarının elektronik ortamda yapılması düzenlendiğinden haczedilen malların ihale usulü bu değişikliklere uyumlu hale getirilmektedir. Teklifle değiştirilen 114 üncü madde gereğince ilan metninde belirtilen hususlardan icra müdürünce ve taraflarca yerine getirilmesi gereken işlemler bu maddede düzenlenmektedir.

Birinci fıkrayla, mahcuzun birinci veya ikinci ihaleyle satılacağı, artırmanın mahcuzun muhammen kıymetinin yüzde ellisi üzerinden başlayacağı, şartların yerine gelmesi halinde en yüksek teklifi -verene mahcuzun ihale edileceği ve malın ihale edilebilmesi için gerekli olan asgari tutara ilişkin esaslar düzenlenmektedir.

İkinci fıkrayla artırmanın sona erdiği gün ve saatte şartların bulunması halinde, malın en yüksek teklif verene ihale edilmiş olacağı ve malın mülkiyetinin ihale alıcısına geçeceği hükme bağlanmaktadır.Üçüncü fıkrayla, ihale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması halinde, alınan teminatın iade edilmeyeceği, öncelikle satış masraflarından düşülmek üzere hak sahiplerine alacaklarına mahsuben ödeneceği düzenlenmektedir.

Dördüncü fıkra uyarınca, icra müdürü artırmanın bitmesinden sonraki ilk İş gününde artırmanın sonucunu gösteren bir sonuç tutanağı düzenleyerek tutanaktaki bilgileri aynı gün satış portalında ilan edecektir. İhalenin sonucuna ilişkin bu tutanakta, artırmanın ne zaman tamamlandığı, en yüksek teklifi verene malın ihale edildiği, tutanağın ilanından itibaren yedi gün içinde ihale bedelinin ödenmesi gerektiği veya kanundaki şartların yerine gelmemesi nedeniyle ihalenin yapılamadığı hususları belirtilecektir.


Beşinci fıkrayla, satış talebinin teklif verme başladıktan sonra geri alınamayacağı ve teklif verme süresinin bitimine kadar borcun tamamen ödenmesi halinde satışın durdurulacağı düzenlenmektedir.Altıncı fıkrayla, icra müdürünün, asgari ihale bedelinin teklif edilmediği, en yüksek teklif verenin ihale bedelini yatırmadığı veya teklif verme süresinin bitiminden önce borcun ödendiği hallerde, ihalenin yapılamadığını veya iptal edildiğini tutanakla tespit edeceği hükme bağlanmaktadır. Fıkrada ayrıca asgari ihale bedelinin teklif edilmediği veya en yüksek teklif verenin ihale bedelini yatırmadığı hallerde, ikinci artırmanın, birinci artırmadaki şartlar çerçevesinde daha önce ilan edilen tarihte başlayacağı da belirtilmektedir.

Yedinci fıkrayla, artırmada alıcının çıkmaması veya belirtilen şartların gerçekleşmemesi nedeniyle satışın yapılamadığı hallerde kalan satış isteme süresinin ne şekilde işleyeceği ve nasıl kullanılacağı düzenlenmektedir. Buna göre, alacaklı İlk kez satış talep ettiğinde satış isteme süresi duracak, satışın gerçekleşmediği andan itibaren bu süre kaldığı yerden işlemeye devam edecektir. Alacaklı da bakiye süre içinde yeniden satış günü verilmesini talep edebilecektir.Sekizinci fıkrayla, elektronik satış portalından kaynaklanan teknik sebeplerle artırmanın son on dakikasında teklif verilemediğinin tespit edilmesi halinde artırmanın tamamlanması için yapılacak işlemler düzenlenmektedir. Buna göre, icra müdürü bu durumu artırma süresinin bittiği günden sonraki ilk iş gününde tespit edecek, artırma süresini bir gün uzatacak, artırmanın başlangıç tarihim belirleyecek ve tüm bu hususları tutanağa bağlayarak elektronik satış portalında duyuracaktır. Artırmanın başlangıç tarihi, artırma süresinin uzatılmasına ilişkin tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren üç günü geçemeyecektir. Artırmanın teknik sebeplerle uzatılması nedeniyle artırma aynı şartlarda devam edecek, bu kapsamda teklif verme süresinin bitimine kadar teminatı yatırılmak suretiyle yeni teklifler verilebilecektir. Ancak uzatmadan önceki artırma süresinde verilen en yüksek teklif geçerli olacaktır.


Madde 18: Maddeyle, 2004 sayılı Kanunun 118 inci maddesi başlığıyla birlikte değiştirilmektedir.Birinci fıkrayla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile artırma sonuç tutanağının elektronik satış portalında ilanından itibaren yedi gün içinde satış bedelinin nakit olarak ödenmesi gerektiği düzenlenmektedir. İkinci fıkrada, satışa konu mal veya hakkın ihale kesinleşmeden teslim olunmayacağı ve varsa resmi sicilinde tescil işleminin gerçekleştirilmeyeceği belirtilmektedir.


Madde 19: Teklifle, 2004 sayılı Kanunun 124 üncü maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Teklifle, açık artırmanın tümüyle elektronik ortama alınması ve 114 üncü maddede şartname ilanının ayrıntılarıyla düzenlenmesi nedeniyle işbu maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ihtiyaç kalmadığı düşüncesiyle yürürlükten kaldırılmaktadır. Bu kapsamda maddenin başlığı da içerikle uyumlu hale getirilmektedir.


Madde 20: 2004 sayılı Kanunun 126 ncı maddesi başlığıyla birlikte değiştirilmektedir. Teklifle, Kanunun 114 üncü maddesinde taşınır malların satışı ile ilgili usul ve esaslar düzenlenmektedir. Bu nedenle, Kanunun 126 ncı maddesinde taşınmazların satışına ilişkin hükümlerin tekrar edilmesine gerek görülmeyerek 114 üncü maddeye atıf yapılmaktadır, ikinci fıkrayla, maddenin mevcut üçüncü fıkrasında bulunan taşınmaza ilişkin özel hükümler muhafaza edilmekte ve belirtilen hususların elektronik satış portalında ilan edileceği hükme bağlanmaktadır.


Madde 21: 2004 sayılı Kanunun 127 nci maddesinde, terim birliğini sağlamak amacıyla uyum düzenlemesi yapılmaktadır.


Madde 22: 2004 sayılı Kanunun 128/a maddesinin dördüncü fıkrasında değişiklik yapılmaktadır. Buna göre, kıymet takdirine ilişkin şikâyet hakkında mahkemenin yetkisizlik karan vermesi halinde dosyanın, talep aranmaksızın yetkili mahkemeye gönderilmesi düzenlenmektedir. Böylece kıymet takdirine ilişkin şikâyetin yetkili mahkemece bir an önce ele alınması sağlanacaktır.


Madde 23: 2004 sayılı Kanunun 129 uncu maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Buna göre düzenlemeyle, taşınırlar bakımından ihalenin yapılmasına ilişkin Kanunun 115 inci maddesi hükmü, taşınmazlar hakkında da uygulanacaktır.


Madde 24: 2004 sayılı Kanunun 130 uncu maddesi başlığıyla birlikte değiştirilmektedir. Teklifle, taşınırlar bakımından ihale bedelinin yedi gün içinde nakden ödenmesi kabul edildiğinden sürelerin yeknesak hale getirilmesi amacıyla taşınmazlar bakımından da aynı kural kabul edilmektedir.


Madde 27: 2004 sayılı Kanunun 134 üncü maddesinde değişiklik yapılmaktadır.


Birinci fıkraya eklenen cümlelerle, ihale alıcısının talebi üzerine icra dairesinin, satışı yapılan taşınmazda kira sözleşmesine bağlı olarak oturan kişiye kira bedelini, diğer hallerde ise taşınmazı kullanan kişiye bilirkişi marifetiyle tespit edilen aylık kullanım bedelini icra dairesine yatırmasını emredeceği, ihtara rağmen belirlenen bedelin icra dairesine yatırılmaması halinde, 356 ncı madde hükmünün kıyasen uygulanacağı ve depo edilen bedelin, ihalenin sonucuna göre hak sahibine ödeneceği hükme bağlanmaktadır. Böylece uygulamada sıklıkla; karşılaşılan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmakta ve ihale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği hususunda icra dairesine yol gösterilmektedir.

İkinci fıkrada yapılan değişiklikle, ihalenin feshi davasını açabilecek kişiler arasında sayılan tapu sicilindeki ilgililer, resmi sicillerdeki ilgililer olarak genişletilmekte ve sınırlı ayni hak sahiplerinin de bu davayı açabileceği vurgulanmaktadır.

Maddeye eklenen yeni üçüncü fıkrayla, ihalenin feshi talebine ilişkin şartlar yeniden belirlenmektedir. Uygulamada ihalenin kesinleşmesine engel olmak amacıyla haksız ve kötüniyetli olarak ihalenin feshinin talep edildiği müşahede edilmektedir. Hak arama hürriyetine engel olmaksınız bu tür haksız ve kötüniyetli taleplerin önlenmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Buna göre satış isteyen alacaklı, borçlu veya resmi sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahiplerinin dışında kalan kişilerce ihalenin feshi talebinin yapılması halinde, ihale bedeli üzerinden nispi harç alınacak ve talebin reddi halinde bu harç iade edilmeyecektir.

Maddeye eklenen yeni dördüncü fıkrayla, haksız ve kötüniyetli olarak yapılan ihalenin feshi talebi nedeniyle, ilgililerin oluşması muhtemel zararlarının karşılanabilmesi amacıyla teminat yatırma zorunluluğu getirilmektedir. Hükümle, satış isteyen alacaklı, borçlu, resmi sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebinde, ilgili kişilerin muhtemel zararına karşılık olmak üzere ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminatın alınması zorunlu hale getirilmektedir. İhalenin feshi talebinin reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde ilgililer tarafından ihalenin feshi talebi nedeniyle tazminat davası açılmaması halinde hükmedilen para cezasının 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili için durum mahkemece tahsil dairesine bildirilecektir. Tahsil dairesi alman teminattan, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde para cezasını tahsil etmezse talep halinde teminat ilgilisine iade edilecektir.

Maddeye eklenen yeni beşinci fıkrayla, ihalenin feshi talebinin yargılama usulü yeniden düzenlenmektedir. İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesinin talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapmasına ve taraflar gelmeseler bile icap eden karar vermesine ilişkin mevcut hüküm muhafaza edilmektedir. İhalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hallerde duruşma yapılmadan da karar verilebilecektir. Hükmedilecek para cezasının nispi olarak belirlenmesine ilişkin mevcut hüküm muhafaza edilmekte ancak hâkime takdir imkânı vermeyen sabit yüzde on oranındaki para cezası, hâkime takdir hakkı verecek şekilde değiştirilmektedir. Para cezasının ihale bedelinin yüzde onunu geçmeyecek şekilde ve nispi bir oran olarak hâkim tarafından belirlenebilmesine ilişkin hükümle, hak arama özgürlüğü bakımından makul bir denge gözetilmektedir. Diğer taraftan, para cezasına mahkûm edilecek haller hükümde açık bir şekilde belirtilmektedir. Bu kapsamda ihalenin feshi talebinin; satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmi sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle veya satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmi sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle ya da işin esasına girilmek suretiyle reddine karar verilmesi halinde ihalenin feshini talep eden, feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm edilecektir. Sonuç olarak hükümle, uygulamada sıkça karşılaşılan, sırf ihale sürecini uzatmak ve haksız menfaat sağlamak amacıyla hukuki yararı bulunmayan kişilerce ihalenin feshi talep edilmesinin önüne geçilmesi ve ihale sürecinin hızlı bir biçimde tamamlanması amaçlanmaktadır.

Maddenin mevcut dördüncü fıkrasında yapılan ibare değişikliğiyle, ihalenin feshine ilişkin verilen görevsizlik veya yetkisizlik kararları üzerine dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye resen gönderilmesi düzenlenmektedir. Buna göre, mahkeme evrak üzerinde on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verecek ve aynı süre içinde masrafım gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı görevli veya yetkili icra mahkemesine gönderecektir. Böylece dosyanın görevsiz veya yetkisiz mahkemede gereksiz yere beklemesinin önüne geçilecek ve ihalenin kesinleşme sürecinin uzaması engellenecektir.

Maddenin mevcut altıncı fıkrasında yapılan değişiklikle, ihale bedelinin alacaklılara ödenmesine ilişkin hüküm yeniden düzenlenmektedir. Buna göre, ihale kesinleşmedikçe ve ihale konusu mal alıcıya teslim edilmedikçe veya teslime hazır hale getirilmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmeyecektir. Bu kapsamda ihale konusu malın teslim edilemeyeceği veya teslime hazır hale getirilemeyeceği durumlarda ihale iptal olunarak ihale bedeli alıcısına ödenecektir.

Maddenin mevcut yedinci fıkrasında yapılan ibare değişikliğiyle, ihalenin feshi talebinde bulunulabilecek azami sürenin başlangıç tarihi, ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarih olarak belirlenmektedir.


Madde 28: 2004 sayılı Kanunun 135 inci maddesinin ikinci fıkrasına cümle eklenmektedir. Düzenlemeyle, taşınmazın ihale alıcısı adına tescil edilmesinden sonra tahliye işlemi yapılmadan taşınmaza malik olanlara da ikinci fıkra kapsamında tahliye talep edebilme hakkı verilmektedir.


Madde 29: 2004 sayılı Kanunun 142/a maddesinin birinci fıkrasında değişiklik yapılmaktadır. Sıra cetvelinin düzenlenmesiyle hak sahibinin alacağı belirlenmektedir. Hak sahibi sıra cetveli kesinleşmeden de alacağım teminat mukabilinde alabilmektedir. Uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla, sıra cetvelinin tanzimi üzerine tebligatı alan hak sahibinin teminat mukabilinde alacağını tahsil edebileceğine ilişkin düzenleme yapılmaktadır. Böylece teminat mukabilinde alacağı tahsil edebilmek için sıra cetveline karşı şikâyet ve itiraz aşamasına geçilmesine gerek olmadığı net bir şekilde ortaya konulmaktadır. Ayrıca fıkrada yapılan diğer değişiklikle banka teminat mektubunun süresiz olduğu açıklığa kavuşturulmaktadır.


Madde 30: 2004 sayılı Kanunun 242 nci maddesinin birinci fıkrası değiştirilmektedir. Teklifle, elektronik satış usulüne ilişkin hükümler kabul edildiğinden bu hükümlere uyum sağlamak amacıyla düzenleme yapılmaktadır. Buna göre iflastaki artırma ilanı ve hazırlık tedbirleri hakkında Kanunun 126 ncı maddesi uygulanacaktır.


Madde 31: 2004 sayılı Kanunun 244 üncü maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Teklifle, paraya çevirmeye ilişkin hükümlerde öngörülen değişiklikler kapsamında Kanuna 111/b maddesi eklenmekte ve Kanunun 133 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmaktadır. Bu değişikliklere uyum sağlanması amacıyla, Kanunun iflasta artırma suretiyle satışın şartlarını düzenleyen 244 üncü maddesinde yer alan atıf hükümlerinde değişiklik yapılmaktadır.


Madde 32: 2004 sayılı Kanunun 25, 25/a, 25/b, 133 ve 341 inci maddeleri yürürlükten kaldırılmaktadır.

Çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair İlamların icrasına ilişkin olarak 2004 sayılı Kanunda yer alan 25, 25/a, 25/b ve 341 inci madde hükümleri Teklifle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda yeniden düzenlendiğinden yürürlükten kaldırılmaktadır.

Diğer taraftan maddeyle, 2004 sayılı Kanunun 133 üncü maddesi de yürürlükten kaldırılmaktadır. Teklifle, Kanunun 115 inci maddesine eklenen hükümle, açık artırmada en yüksek teklif verilip de süresi içinde ihale bedelinin yatırılmaması halinde alınan teminatın, takip borcu ve satış masrafları için dosyaya gelir kaydedileceği hususu düzenlenmektedir. Getirilen bu hükme uyum sağlamak amacıyla madde yürürlükten kaldırılmaktadır.


Madde 33: 2004 sayılı Kanuna geçici 18inci madde eklenmektedir.

2004 sayılı Kanunda değişiklik yapılarak ihalenin tamamen elektronik ortama alınması sağlanmaktadır. Bu değişikliğin aşamalı olarak uygulanması amacıyla geçici maddenin birinci ve ikinci fıkraları ihdas edilmektedir. Buna göre, 2004 sayılı Kanunun 111/b maddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmelik ile 106ncı madde uyarınca çıkarılması gereken tarife, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılacaktır.

Haczedilen malların elektronik ortamda satışına ilişkin olarak bu Kanunla getirilen hükümlerin uygulanmasına, Adalet Bakanlığınca belirlenen il veya ilçelerde, 111/b maddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlanacak ve en geç bir yılın sonunda Ülke genelinde uygulamaya geçilecektir. Belirtilen hükümlerin hangi il veya ilçede ne zaman uygulanacağı Adalet Bakanlığının resmi internet sitesinde duyurulacaktır. Bu hükümlerin, uygulamaya geçilen il ve ilçelerde geçiş tarihinden sonra haczedilen malların satışında uygulanması kabul edilmektedir. Uygulamaya geçilmeyen yerlerdeki hacizli malların satışı ile uygulamaya geçildiği halde geçiş tarihinden önce haczedilen malların satışında ise önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunacaktır.


Üçüncü fıkrayla, 106ncı madde uyarınca çıkarılacak tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten önce satış talep edilmiş olmasına rağmen kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının yatırılmadığı hallerde bu tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tarifede belirlenen giderlerin yatırılması zorunlu tutulmakta, bu süre içinde giderler peşin olarak yatırılmadığı takdirde satış talebinin vaki olmamış sayılacağı kabul edilmektedir.Dördüncü fıkrayla, ihalenin feshine ilişkin olarak, 2004 sayılı Kanunun 134üncü maddesinde yapılan değişikliklerin görülmekte olan taleplerde uygulanmayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Ancak ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûmiyete ilişkin Kanunun 134üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik görülmekte olan ihalenin feshi talepleri hakkında da uygulanacaktır. Para cezasının oranında yapılan değişikliğin ihalenin feshini talep eden bakımından lehe uygulanmasını sağlamak ancak dosyanın da sürüncemede kalmasını engellemek amacıyla yapılan bu değişikliğin başlı başına bir bozma nedeni olmayacağı açıkça hükme bağlanmakta, bununla birlikte Yargılayın değişikliği uygulamak suretiyle hükmü düzeltebileceği belirtilmektedir.


Madde 34: 2004 sayılı Kanunun 134 üncü maddesi kapsamında, ihalenin feshi talepleri bazı kişiler bakımından ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi tutulduğundan, maddeyle bu düzenlemeye uyum sağlanması amaçlanmaktadır.


Av. Muharrem Can

702 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

HUKUK MESLEKLERİNE GİRİŞ SINAVI

24 Ekim 2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile düzenlenen “Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı”; hukuk fakültesinden mezun olanlar ile yabancı bir hukuk fakültesini bitirip de Türkiye’deki h

AVUKATLIK ÜCRET SÖZLEŞMESİ

1-) AVUKATLIK SÖZLEŞMESİNİN TANIMI UNSURLARI VE HUKUKİ NİTELİĞİ A- TANIMI Tanımı : Avukatlık sözleşmesi avukatlık vasfını kazanmış bir meslek mensubunun, hukuki ilişkilerin düzenlenmesi, her tür hukuk

Comments


bottom of page