Mal Rejimlerinin Türleri ve Tasfiyesi ile Alacak Hesaplama Yöntemleri

En son güncellendiği tarih: 9 Eki 2020


TMK’da mal rejimleri 4 başlık altında düzenlenmiştir. Bunlardan ilki yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimidir. Mal ayrılığı rejimi, mal ortaklığı rejimi ve paylaşmalı mal ayrılığı rejimleri ise seçimlik mal rejimleridir.


Eşler kanunda belirtilen mal rejimlerinden, mal rejimi sözleşmesi ile dilediklerini seçebilirler. Böyle bir sözleşme yoksa yasa gereği yasal mal rejimi o evliliğe kendiliğinden uygulanır. Sınırlı sayı ilkesi gereği bu 4 rejimin dışında başka rejim benimsenemez. Eşler belirtilen rejimlerden birini seçmiş ise o rejimin tipini kanununun izin verdikleri dışında değiştiremez. Bu tipe bağlılık ilkesinin bir sonucudur.


Yasal mal rejimi 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe girmiştir


1) 2002’den öncesi için: Eski MK döneminde yasal mal rejimi, mal ayrılığı rejimidir ve herkesin malı kendisinindir. Bu mallara kişisel mallar denir. Eşler birbirlerinden bugünkü MK anlamında talepleri olamaz ancak yargıtay içtihatları ile geliştirilen “katkı payı alacağı” dediğimiz bir talep imkânı söz konusudur. Buna göre, eşlerden biri diğerinin malının edinilmesine katkıda bulunmuşsa yapmış olduğu bu katkı oranını bugünkü MK döneminde dahi güncellenmiş değeriyle istenebilir.


2) 2002’den sonrası için; Yeni MK’ya tabi olduğu için yasal mal rejimi uygulanır.

Yasal Mal Rejimi (Edinilmiş mallara katılma rejimi)


A)EDİNİLMİŞ MALLAR


Medeni kanunun 219. Maddesinde edinilmiş mallar düzenlenmiştir.

Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir.

Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır:

1. Çalışmasının karşılığı olan edinimler,

2. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,

3. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,

4. Kişisel mallarının gelirleri,

5. Edinilmiş malların yerine geçen değerler.

MK madde 219 edinilmiş malların neler olabileceğine dair yasal örnekler verir , kanunda sayılan bu örnekler sınırlayıcı değildir.

Yasal mal rejiminin geçerli olduğu zaman diliminde edinilmiş olması gereklidir; Yani mal rejimi yürürlükteyken edinilmiş olmalıdır. Mal rejimi başlamadan önce veya sona erdikten sonra edinilmiş mallar kişisel maldır.

Mal rejiminin tasfiyesine yönelik bir davanın açılabilmesi için; taraflar arasındaki mevcut mal rejiminin sona ermesi gerekir. Eşler arasındaki mevcut mal rejiminin hangi hallerde sona ereceği TMK 225. maddesinde gösterilmiştir.Boşanma kararı verildiği an değil veya o kararın kesinleştiği an değil boşanma davası açıldığı anda mal rejimi sona erer.

Edinilmiş mal karinesinin bir sonucu olarak bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş maldır. Bu halde, bir eşin mallarının edinilmiş mal olması kuraldır. Kişisel mal olması ise istisnadır.


B) KİŞİSEL MALLAR


Kişisel mallar TMK 220’de sayılmıştır buna göre ;

Madde 220

Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır:

1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,

2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras

yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,

3. Manevî tazminat alacakları,

4. Kişisel mallar yerine geçen değerler.

Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan e eşyanın edinimindeki finansman kaynağının bir önemi yoktur ve ailenin ekonomik durumuyla uyumlu olmak koşuluyla bir eşin kişisel kullanımına özgülenmiş taşınır varlıklar kişisel kullanım eşyasıdır.

Madde 221 ise bir mesleğin icrası için lazım gelen malvarlığı değerleri ile kişisel malların gelirleri hakkında sözleşme yapma özgürlüğü öngörmüştür

Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul edebilirler.

Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil

olmayacağını da kararlaştırabilirler.

ZİYNET EŞYASI; Ziynet eşyası kadının kişisel malıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 05.02.2009 tarihli 2007/1539 K. sayılı kararında ziynet talebinin TMK 220/1 kapsamında kişisel mal niteliğinde olduğu yönündedir.


Hesaplama

ARTIK DEĞER

Bir eşin yasal mal rejimi çerçevesinde birtakım ögeler (aktifler, pasifler, eklenecek değerler) kullanılarak yapılan hesaplama sonucunda ortaya çıkan net rakama denir. Bir tasfiye hesaplamasıdır. Artık değerin 2’ye bölünmesiyle ortaya çıkan rakam katılma alacağını ifade eder. Her bir eşin diğerine katılma alacağı vardır.

Katılma alacağı= Artık Değer / 2

Katılma oranı= ½’dir

ARTIK DEĞER = (Edinilmiş mallar + Denkleştirme 1 + Eklenecek değerler) - (Değer artış payı +Denkleştirme 2 + Borçlar)

DENKLEŞTİRME ALACAĞI ve HESAPLANMASI


TMK 230/III

Bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, değer artması veya azalması durumunda denkleştirme, katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine veya mal daha önce elden çıkarılmışsa hakkaniyete göre yapılır.

Temel prensip edinilmiş malların türettiği borçlar, edinilmiş malları yükler. Kişisel malların yarattığı borçlar ise kişisel malları yükler. Denkleştirme ik gruba ayrılır:

1. Denkleştirme 1 ;Bir eşin kişisel malının borcu, edinilmiş malından ödenmiş ise bu ödeme, harcama yapan eşin artık değer hesabında aktifler arasına yazılır.

2. Denkleştirme 2 ; Bir eş, edinilmiş malının borcunu kişisel malından öderse, artık değer hesabında bu harcama pasifler arasında denkleştirme 2 olarak yazılır.

Hesaplanması için;

1. Malın başlangıçtaki değerinin tespiti

2. Katkı miktarının tespiti

3. Katkı oranının tespiti

4. Malın tasfiye tarihindeki değerinin tespiti

5. Denkleştirme alacağının tespiti


DEĞER ARTIŞ PAYI ALACAĞI


Değer artış payı Madde 227 de düzenlenmiştir.

Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır. Böyle bir malın daha önce elden çıkarılmış olması hâlinde hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler. Eşler, yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri gibi, pay oranını da değiştirebilirler.

Bir eş, diğer eşe, bağışlama mahiyetinde olmaksızın, karşılığını almadan, bir malı edinmesine, iyileştirmesine, korumasına maddi bir katkı sağlarsa bu katkı, tasfiye esnasında değer artış payı alacağı teşkil eder.


EKLENECEK DEĞERLER


Madde 229 Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:

1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,

Kanun burda mal kaçırma saiki aramaz ve kanuna göre, boşanma davası açılmadan evvel bir yıl içinde yapılan karşılıksız kazandırmaların tümü eklenecek değerlere eklenir.

2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler..

Prensip olan mal rejimi sona erdiğinde, boşanma davası açıldığında veya ölüm gerçekleştiğinde, her bir eşin mevcut olan malları tasfiyeye tabi tutulmasıdır. Ancak mal boşanmadan önce diğer eşin katılma alacağını azaltmak için planlı bir şekilde elden çıkarılabilir. Böylesi elden çıkarmalar eşin malvarlığında olmadığı halde varmış gibi kabul edip tasfiyede dikkate alınmalıdır.

BORÇLAR


Bir borç, ait olduğu malvarlığı kesimini yükler. Örnekle açıklamak gerekirse ; Eş, ev satın almış, kredi kullanmıştır. Ev edinilmiş maldır. Kredi borcu da edinilmiş mal olan evi yükler. Evin borcu ödenmeden boşanılırsa ev, artık değer hesabında aktifler arasına edinilmiş mal olarak yazılır, kredi borcu da pasifler arasına yazılır çünkü o borç, evi yükler. Evin türettiği bir borçtur.


Mal Rejiminin Tasfiyesindeki Aşamalar:

1. Malların aidiyetinin ve vasfının, niteliğinin tespiti aşaması

a. Hangi mallar?

b. Kime ait?

c. Nitelikleri ne? (Edinilmiş mal, kişisel mal, paylı mülkiyete tabi mal)

2. Artık değer hesabı ve formüldeki unsurların tespiti

a. Denkleştirme var mı? Varsa hesabının yapılması.

b. Değer artış payı alacağı var mı? Varsa hesabının yapılması.

c. Eklenecek değer var mı? Varsa hesabının yapılması.

d. Borçların tespiti ve tasfiyesi

3. Artık değerin bulunması

4. Katılma alacağının bulunması

Örnek hesaplama ; A ile B evlidir. 2003 tarihinde evlenmişler, 2017 tarihinde boşanmışlardır. 2018 tarihinde katılma alacağı davası açılmıştır. 2019’un 10. Ayında karar verilmiş, tasfiye tamamlanmıştır.A 2010’da 60 bin TL’ye otomobil almıştır. Otomobilin alımında 30 bin TL evlilik süresinceki birikimi, 20 bin TL arkadaşından almış olduğu borç, 10 bin TL annesinin yapmış olduğu bağışlama kullanılmıştır. Otomobil 2019 itibariyle 80 bin TL’dir. A’nın başkaca malvarlığı yoktur.

-Olayda A, otomobili evliyken almıştır. 60 bin TL’nin 30 bin TL’si evliyken olan birikimdir. Bu, edinilmiş mal olduğunu gösteriyor. Ayrıca 20 bin TL borç almış ve borcu evliyken ödemiştir. Karşılığını vererek almıştır ve finansmanı büyük oranda edinilmiş mallara dayanıyor. Ancak bu 60 bin TL’nin içinde 10 bin TL anneden gelen bağış var. İvazsız kazançtır, haliyle kişisel maldır. Edinilmiş malın edinilmesine kişisel maldan katkı sağlamıştır. Denkleştirme 2 vardır. Miktarı belirlenecektir.

Başlangıçtaki değeri: 60 bin TL

Katkı miktarı: 10 bin TL

Katkı oranı: (50 edinilmiş mal, 10 kişisel mal) 1/6 denkleştirme oranı çıkıyor.

Tasfiye tarihindeki değeri: 80 bin TL

Değer artış payı alacağı: 80 bin TL x 1/6 = 13.300 TL

ARTIK DEĞER = (Edinilmiş mallar + Denkleştirme 1 + Eklenecek değerler) - (Değer artış payı +Denkleştirme 2 + Borçlar)

ARTIK DEĞER = (80+0 +0 ) -(13.300 +10+0 ) =56.700 TL

KATILMA ALACAĞI = 28.350 TL

B, A’dan 28.350 TL alacaklıdır. Arabanın fiyatı 80 bin TL idi. 51.650 TL A’nın malvarlığıdır.

3,386 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru

“Türkiye Cumhuriyeti Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne 1954 yılında taraf olmuş; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bireysel başvuru hakkını 1987’de, zorunlu yargılama yetkisini ise 1990 yılında kabul