Tazminat Davalarında Güç Durumdaki Davacı için Geçici Ödeme Kararı Verilmesi ve Kararın İcrası

1-)Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2013/16428 E., 2013/25387 K., 04.07.2013 Tarihli Kararı ; Geçici Ödeme Kararı ve Geçici Ödeme Kararının İcrası

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:


İİK.’nun 68/1. maddesi gereğince;“Takibin dayandığı senet hususî olup, imza itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmişse alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir” talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir.


Türk Borçlar Kanunu'nun “Geçici Önlemler” başlığını taşıyan 76.maddesinde; “Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.


Somut olayda alacaklının, davacısı olduğu destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin Kula Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.01.2013 tarih ve 2011/36 Esas sayılı kararında BK. 76. “Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir.” maddesine göre 8.000 TL avans ödenmesine ilişkin ara kararını genel haciz yolu ile takibe koymuş olduğu anlaşılmaktadır.


O halde mahkemece, söz konusu kararın kesinleşmeden takibe konabileceği ve İİK'nun 68/1. “Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz.” maddesindeki belgelerden olması dolayısıyla itirazın kaldırılması isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.


Sonuç: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HMK.’nın 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.



2-) Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2016/18046 E. 2017/2734 K. Sayılı Kararı ; Geçici ödeme olarak ödenmesine hükmedilen meblağın esas hakkındaki hükümle birlikte mahsubu gerekmektedir.

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.


Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.


Karar;

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz kapsam ve sebeplerine göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 23.000.00TL'den 18.000.00TL'lik kısmının kaza tarihi olan 18.06.2013 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen ve ayrıca geçici olarak ödenen 5.000.00 TL’nin olay tarihi olan 18.06.2013 tarihinden geçici ödeme kararının verildiği 28.08.2013 tarihine kadar sadece işlemiş yasal faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

Dava dilekçesinde, 50.000TL manevi tazminat istenmiş, faiz talebine yer verilmemiştir. Buna rağmen Mahkeme tarafından, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faize de karar verilmiştir.


2-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda malul kalması nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir.

Temyizin kapsam ve nedenleri dikkate alındığında manevi tazminat miktarının takdirinde karar isabetlidir. Ancak faize ilişkin hükümde, talepten fazlasına karar verilerek hataya düşülmüştür. Bu durum usule ve yasaya aykırıdır ve kararın bozulması gerekir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, yürürlükteki 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi gereğince ve HMK’nın 438/7. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.


SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 numaralı bendi tamamen silinerek yerine,

"Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 28.08.2013 tarihli geçici ödeme kararı ile TBK 76/1 maddesi uyarınca 5.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya geçici olarak ödenmesi yönünde karar verilmiş olduğu nazara alınarak toplamda takdir edilen manevi tazminat miktarı olan 23.000,00 TL'den 5.000,00TL'nin tenzili ile birlikte, 18.000,00TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin REDDİNE," miktar ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, 03/04/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

382 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör